23 Ağustos 2008 Cumartesi
Fransa' ya gelip de Paris' e uğramamak olmaz dedik ve Cannes' den, Akdeniz sahillerinden yukarılara doğru, vurduk kendimizi yollara. Paris dünyada en çok ziyaret edilen şehirlerden biriymiş. Herkesde farklı duygular uyandırabilecek bir şehir bence burası. Duygular tartışılır ama, bence ne tartışılmazı bu şehrin kocaman bir açık hava müzesi oluşu. Devasa tarihi binalar, içlerinden en ilgi çekicisi Musee de Louvre, sonra Eyfel Kulesi ve elbette ki Sen Nehri, hepsi çok etkileyici. Tüm bunlarla ilgili izlenim ve bilgileri bir kenara bırakıp bu esrarengiz şehrin beni en çok etkileyen köşesine götürmek istiyorum sizi; Paris Büyük Camiye.
Cezayirli müslümanlardan müteşekkil bu keskin nişancılar grubu 1870 yılında Kırım ve Prusya savaşlarında ve diğer başka savaşlarda hep Fransız saflarında yer almışlar. Hatta Kırım Savaşı sırasında bu keskin nişancılara Türkolar takma adı verilmiş ve ondan sonraki yüzyıllar boyunca bu adla bilinmişler. (daha fazla bilgi için: wikipedia)
Cami şehrin ünlü üniversitelerinin ve liselerinin de bulunduğu 5. bölgesinde, Jardin des Plantes adındaki büyük botanik bahçesinin hemen arkasında bulunuyor. Müdejar tarzında inşa edilmiş camide Endülüs yapılarının tipik özellikleri hemen farkediliyor. (Müdejar: Endülüs'ün düşmesinden sonra hristiyanlarla birlikte kalan fakat dinlerinden dönmeyen, müslüman olarak kalan kişilere verilen ad.) Bu bilgilere daha önceden sahip olmadığımız halde, camiye girer girmez eşimle burası Elhamra' ya cok benziyor dedik durduk. 33 metrelik minaresi gercekten tipik Endülüs kule ve minarelerini hatırlatıyor insana.

3 yorum:
Camiler beni hep babbaska diyarlara goturmustur,bu da oyle oldu.Turkolar ismini de boylece duymus oldum.Modern Evliya Celebiler diyebiliriz size.emegi gecenlerin eline saglik.
Allah c.c razı olsun ..
Yabanci ulkede camiler daima benim ilgimi cekmistir,Fransada boyle bir camiinin ve bukadar guzel bir bicimde yapilmis olmasi cok sevindirici..
cok guzel yaziniza tesekkurler
Yorum Gönder